014  İnsan, başıboş değildir


Değerli okuyucularım,

Allah (c.c.), yarattıktan sonra akıl ve irade sahibi kıldığı insanı başıboş bırakmış değildir. İnsanın bütün işleri ve sözleri, melekler tarafından kaydedilip saklanmaktadır. Ayet-i kerimelerde:

"Oysa sizin üzerinizde hıfzeden, şerefli kâtipler vardır; onlar yaptıklarınızı bilirler." [İnfitar, 10-12]

"Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne fısıldadığını biliriz, çünkü biz ona şah damarından daha yakınız. Onun sağında ve solunda oturan iki alıcı (melek), yanında hazır birer gözcü olarak söylediği her sözü zaptederler." [Kaf, 16-18] buyruldu.

İnsan ölümünden sonra Münker ve Nekir adı verilen iki melek tarafından sorguya çekilir. Kabir başında yapılan telkinin bu sorguyu hafifleteceği, aşağıdaki Hadis-i şeriften anlaşılmaktadır:

"Kardeşlerinizden biri ölüp de, toprakla örtülmesi tamamlanınca, biriniz kalkıp kabrin başında 'Ey filan kadının oğlu filan! Dünyadan çıkarken, Allah’ın birliğini, Muhammed aleyhisselamın Onun kulu ve Resulü olduğunu, Allah’ı Rab, İslamiyet’i din, Kur'anı İmam kabul ettiğini hatırla!' desin. Çünkü münker ve nekir meleklerinden biri diğerine 'Gel bunun yanından çıkalım. Çünkü Hücceti kendisine telkin edilen kimsenin yanında durmamıza lüzum yok' der." [Deylemi, İbni Asakir]

Allah (c.c.) âlemleri rahmetiyle yaratmıştır. O'nun rahmeti her an âlemler üzerindedir. Ayette:

"Allah insanlara rahmetinden her neyi açarsa, onu tutup önleyecek yoktur. Her neyi de tutup kısarsa ondan sonra onu salıverecek de yoktur." [Fatır, 2] buyruldu.


# Rahmet melekleri

Allahü Tealâ'nın rahmetini insanlara ulaştıran meleklere rahmet melekleri denir. Hadis-i şerifte:

"Canlı resmi, köpek ve cünüp bulunan odaya rahmet melekleri girmez." [Ebu Davud, Nesai] buyruldu.

Allahü Tealâ'nın rahmeti pek bol olduğu gibi gadap ve cezalandırması da pek şiddetlidir. Bu cezalandırma görevini de melekler yapar. Ahıret hallerinin anlatıldığı Kaf suresindeki ayet-i kerimelerde:

• Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelir, ey insan, işte bu senin öteden beri korkup kaçtığın şeydir.
• Sura üfürülür. İşte bu geleceği söz verilen gündür.
• Her can, kendisiyle beraber bir sürücü ve şahit bulunduğu halde gelir.
• Ona: "And olsun ki, sen, bundan gafildin; işte senden gaflet perdesini kaldırdık, bugün artık görüşün keskindir" denir.
• Yanındaki melek: "İşte bu yanımdaki hazırdır" der.
• Allah: "Ey sürücü ve şahit! Haydi ikiniz, atın cehenneme her inatçı nankörü! İyiliklere engel olan, saldırgan, şüpheciyi. O ki Allah'ın yanında başka ilâh edinmiştir. Haydi onu şiddetli azaba atın." buyurur.
• Yanındaki şeytan: "Rabbimiz! Ben onu azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklıktaydı" der.
• Allah: "Benim katımda çekişmeyin; size bunu önceden bildirmiştim. Benim katımda söz değişmez; Ben kullara asla zulmetmem" der.
[Kaf, 19-29] buyruldu.

Dünyada iken iyilik yapan, insanlara iyilik öğreten ve insanlara ikram eden iman ehli kişiler için ise melekler dua ederler:

"Yatağa abdestli yatan kimse için, o gece bir melek sabaha kadar, 'Ya Rabbi, bunu affet' diye dua eder." [Hâkim]

"Din kardeşinin bir işini yapana binlerce melek dua eder." [İbni Mace]

"Melekler, insanlara iyilik öğreten kimselere dua ederler." [Tirmizi]

"Misafir sofradayken, melekler ev sahibine dua eder." [Taberani]

Değerli okuyucularım, meleklere iman, doğru ve kâmil bir imanın şartlarından birisidir. O sebeple Allah (c.c.) ve O'nun doğru sözlü elçisi bizlere bu konuda ne bildirdiyse öylece inanmalıdır. Hakkında bilgi sahibi olmadığımız ahıret hallerini dünya halleriyle kıyaslayarak anlamaya çalışmamalıdır.


# Olgun insan, meleklerden de üstündür

Değerli okuyucularım,

Rabbine inancında ve teslimiyetinde samimi olarak O'nun yasak ve buyruklarını samimiyetle yerine getiren, doğru ve kâmil bir insan, Rabbinin yeryüzündeki halifesi olup meleklerden de üstündür.

"Ehl-i Sünnet'e göre insanlar içinden seçilen peygamberler, meleklerin peygamberleri durumunda olan büyük meleklerden daha üstündür. ... Meleklerin önde gelenleri, peygamber olmayan bütün insanlardan; takvâ sahibi müminler, şehidler, salih amel işleyenler, dinde dosdoğru hareket edenler, diğer meleklerden; diğer melekler de insanların kâfir, münafık, müşrik, inancı bozuk, amelsiz, ahlâksız olanlarından daha üstündür."[1]

Değerli okuyucularım, tüm insanlık âleminin bütün kemalâtı Rasulullah (s.a.v.) Efendimizde toplanmış, o tüm insanlığın olgunluk örneği olmuştur. Kısaca O, yaratılmışlığın en gelişkin noktasını, hazreti insanı temsil etmektedir. O sebeple Kutsî Hadislerde:

"Sen olmasaydın kâinatı yaratmazdım." [Deylemi]

"Ya Âdem, Muhammed Aleyhisselamın ismiyle her ne isteseydin, kabul ederdim. O olmasaydı, seni yaratmazdım." [Hâkim]

"Ey Rasulüm, İbrahim’i halil, seni de habib edindim. Senden daha sevgili hiçbir şey yaratmadım. Senin, benim indimdeki yüksek derecenin bilinmesi için, dünyayı ve dünya ehlini yarattım. Sen olmasaydın, kâinatı yaratmazdım." [Mevahib-i ledünniyye] buyruldu.

Kuşkusuz bu, Rabbine olan inanç ve teslimiyetinde en doruk noktada olan Rasulullah Efendimizin örnek yaşayışında kendisini her an hissettiren ilahî rahmet nurunun, en iyi şekilde, onun üzerinde tecelli etmesi nedeniyledir.


# Rahmetten yararlanma, insanın hür iradesine bırakılmıştır

Bu rahmet nurundan yararlanma, tamamen insanın hür iradesine bırakılmıştır. Rabbine inanan ve teslim olan herkes, kendi inanç ve teslimiyeti oranında, Rabbinin ilahi terbiye sistemine girip O'nun sabır, merhamet, bağışlama, adalet gibi birçok güzel erdemlerinden edinmek suretiyle, bu rahmet nurundan yararlanır. Allahü Tealâ'nın iyi ve salih kullarından olur.

Merhametlilerin en merhametlisi olan Rabbimiz ise, daima iyi ve salih kullarının yardımcısıdır. O, meleklerinin insanı hayra götüren ilhamlarıyla olduğu gibi, onların dua ve korumalarıyla da iyi kullarına arka çıkar:

"Arşı yüklenen ve çevresinde bulunanlar, Rablerini överek tesbih ederler; O'na inanırlar. Müminler için: 'Rabbimiz! İlmin ve rahmetin herşeyi içine almıştır. Tevbe edip Senin yoluna uyanları bağışla; onları cehennemin azabından koru' diye bağışlanma dilerler." [Mümin, 7]

"Rabbimiz! Müminleri ve babalarından, eşlerinden, soylarından iyi olanları, kendilerine söz verdiğin Adn cennetlerine koy; şüphesiz güçlü olan, Hakim olan ancak Sensin" [Mümin, 8]

"Onları kötülüklerden koru! O gün kötülüklerden kimi korursan, ona şüphesiz rahmet etmiş olursun. Bu büyük kurtuluştur." [Mümin, 9]


# Doğru ve kâmil bir iman sahibi olmalı

Değerli okuyucularım, ancak, meleklerin, Rabbimizin kitab-ı mübinde belirttiği bu güzel dualarından yararlanabilmek için doğru ve kâmil bir iman sahibi salih kullarından olmalıdır. İnkarcılardan olmamalıdır. İnkar edenlere bakın nasıl seslenilmektedir:

"Ama inkar edenlere, 'Allah'ın gazabı, sizin birbirinize olan öfkenizden daha büyüktür; imana çağrıldığınızda inkar ederdiniz' diye seslenilir." [Mümin, 10]

"Onlar: Rabbimiz! Bizi iki defa öldürdün, iki defa dirilttin. Biz de suçlarımızı itiraf ettik, bir daha çıkmağa yol var mıdır? derler." [Mümin, 11]

"Onlara: Yalnız Allah çağrıldığı zaman inkar ederdiniz de, O'na eş koşulunca inanırdınız. Bugün hüküm, yüce Allah'ındır, denir." [Mümin, 12]

Bu son ayet-i kerime, doğru ve kâmil bir iman için, tevhid (Allah'ın birliği) inancının ve Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamanın ne kadar önemli olduğunu bir kere daha vurgulamaktadır.

Allah'a emanet olunuz.

Dr. İsmail Ulukuş


----------------
[1] Anonymous, 1998. İlmihal, 1.İman ve İbadetler. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Araş.Mrk.