İnsanın Doğru Yaşama Biçimi

İnsanın Doğru Yaşama Biçimi

DR. İSMAİL ULUKUŞ

Değerli okuyucularım, Allahü Tealâ, insanı yarattı. Onu kendisini tanıyacak, iyi ve kötüyü ayırt edecek bir temyiz gücüyle (akıl ile) donattı. Ve ona, Rabbi olarak kendisine inanmasını ve kendi ulu vardığını tanıyıp O'na kulluk etmesini öngören İslam'ı teklif etti.

Islam, Adem (a.s.)'dan bu yana yürürlükte olan bir "yaşama düzeni"dir. Bir "ilahi eğitim sistemi"dir. Bununla Rabbilalemin insana olan nimetlerini tamamlamak istemektedir.

"Allah sizi zorlamak istemez, Allah sizi arıtıp üzerinize olan nimetini tamamlamak ister..."[Maide, 6]

İslam'ın amacı insanı olgunluğun zirvesine taşıyarak onu çevresiyle uyumlu, mutlu bir varlık haline getirmek ve böylece ona sonsuza kadar sürecek bir saadet bahş etmektir. İslam, insanın "doğru yaşama biçimi"dir. Ne yazık ki bu sistemden ancak Allah'a iman edip O'na kulluğa razı olanlar yararlanabilmektedir. Kendi nefislerinin arzularına kul olup Allahü Tealâ'yı reddedenler ise bundan yararlanamamaktadır.

Bu sistemin temel kaynağı Kur'andır. Kur'an, Allah (c.c.)'ın insanları terbiye etmek, onlara doğru yolu göstermek, geçmişteki yanılmaları anlatmak, ahıret alemi hakkında bilgi vermek ve kendi hükümlerini bildirmek için gönderdiği son kitabtır. Son elçi Muhammed Aleyhisselam, bu doğru yolu bizzat kendi yaşayarak bizlere göstermiştir. Ondan günümüze gelen söz ve davranışlara Sünnet denir. Sünnetlerin yazı ile ifadesine de Hadis adı verilir. Resulullaha inanıp O'na tabi olarak O'nun sohbetlerinde bulunan Sahabe-i Kiramın kendileri yaşayıp doğruluğu konusunda mutabık kaldıkları, söz ve davranışlara da İcma-i Ümmet denir.

Bilginlerimiz bu üç kaynağa dayanarak İslam'ın getirdiği "mutluluk yolu"nun esaslarını ortaya koymuşlardır. Onların bir hayat tarzı olarak bizlere sundukları bu doğru yola, ehl-i sünnet yolu denir. Ehl-i sünnet yolu, Islam'ın en doğru yorumu olup tüm insanlığın "Doğru Yaşama Biçimi"dir. Onu yaşayan ebedi mutluluğa erer.